Sağlık

Pandemide tek çare toplumsal bağışıklık!

“Pandemi sürecini tamamen ortadan kaldıracak tek şey toplumsal bağışıklık”

Sabri Ülker Vakfı, Beslenme ve Sağlık İletişimi Konferansı’nın 5’incisini uluslararası ölçekte gerçekleştirdi. ‘Pandemi Çağında Sağlık İletişimi’ temasıyla gerçekleşen konferansta Türkiye’den ve dünyadan alanında uzman isimler pandemi sürecinde sağlık haberciliğini tüm ayrıntılarıyla masaya yatırdı.

İletişim Bilimleri Enstitüsü Başkanı Prof. Ali Atıf Bir’in moderatörlüğünde online olarak gerçekleşen konferans, Sabri Ülker Vakfı Başkanı Talat İçöz’ün açılış konuşmasıyla başladı. İçöz’ün ardından yayına bağlanan Sabri Ülker Vakfı Genel Müdürü Begüm Mutuş konferansa katılan yerli ve yabancı konukların isimlerini paylaşarak katkıları için teşekkür etti.

“AŞI UYGULAMALARI TÜM DÜNYADA TAMAMLANARAK TOPLUMSAL BAĞIŞIKLIK SAĞLANMALI”

Konferansın ilk konuğu Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Aşı Enstitüsü Müdürü Prof. Serhat Ünal konuşmasında geçmişten bugüne dünya genelinde yaşanan ve farklı şekillerde ortaya çıkan pandemi vakalarını ve vakalara yönelik alınan önlemlere değindi. Değişen yaşam şartların Covid-19 pandemisini daha sarsıcı boyutlarda yaşamamıza neden olduğunu söyleyen Ünal, küresel ısınma, nüfus artışı, doğanın ve kaynakların tahribatı ve vahşi yaşamla iç içe yaşam gibi birçok etkinin pandemiyi küresel boyutlarda riskli hale getirdiğini paylaştı.

Yeni varyantların salgının doğası gereği mutlaka devam edeceğini ve alınacak önlemlerin başında yine aşı, maske, mesafe ve hijyenin gelmesi gerektiğine vurgu yapan Ünal, “Pandemi sürecini tamamen ortadan kaldıracak tek şey yapılan aşı uygulamalarının tüm dünyada tamamlanarak toplumsal bağışıklığın yaratılmasıdır” dedi.

Prof. Serhat Ünal’dan sonra yayına bağlanan Galatasaray Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Ali Ergur Covid-19’un ilk küresel sağlık krizi oluşuna değindi.

Prof. Ergur, “Tarih boyunca yaşanan birçok salgın ciddi kayıplara rağmen sınırlı bir alanda yaşanmışken Covid-19 patojeni yayılım hızı en yüksek salgın olarak tüm dünyayı etkisi altına almıştır. O yüzden de Covid-19, ilk küresel sağlık krizi ve salgındır,” diyerek salgının sağlık boyutu dışında yaşanan sosyolojik etkilerini de anlattı. Prof. Ergur: “Bireyselcilik anlayışı Covid-19 salgınıyla tamamen yıkılarak sınıfsal farkları eşitlemiştir. Salgın öncesi toplumlarda hakim olan tüketim çılgınlığı ve doğanın tüketilmesine yönelik adımların yanlışlığı insanoğluna büyük bir bedel ödetmiştir” dedi. Sürecin tıbbi mücadeleden çıkarak toplum mücadelesine dönüştüğünün altını çizen Ergur, tüm değerlerin çarpıştığı bu süreçte yaşanan değişim ve kırılma toplumları somut üretime ve birlikte hareket etmeye yöneltmelidir” dedi.

İLETİŞİMİN ÖNEMİ BÜYÜK

Konferans, iletişimin önemini çok boyutlu ele alan Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın ve Yayın Bölümü Başkanı Prof. Erkan Yüksel’le devam etti. Prof. Yüksel, iletişimin çok önemli olduğunu ve yaşanan problemların kökeninde yanlış iletişim biçimlerinin yattığına vurgu yaptı. Sağlık iletişiminin de bu noktada ne kadar önemli olduğunu örneklerle açıklayan Yüksel, sosyal medya iletişimi, doğru haber çalışmaları, dezenformasyon gibi önemli başlıkları pandemi çağı ekseninde ayrıntılandırdı. Konferansın bir diğer önemli konuşmacısı İletişim Akademisyeni Prof. Yasemin Giritli İnceoğlu pandemi sürecinde sağlık haberciliği hakkında görüş bildirdi. Pandemi döneminde sağlık haberlerinde aşırılık ve yanlış bilgilendirmenin yoğun gerçekleştiğine dikkat çeken İnceoğlu, akıllı telefonlarla dahi kolayca hayata geçirilen anonim habercilik kavramının ne tür zararlar doğurduğunun altını çizdi.

Konferans kapsamında gerçekleşen panelde Prof. Ali Atıf Bir’in konuğu olan Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Hasan Kemal Süher, Sağlık Yazarı Ziyneti Kocabıyık ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş, medyanın tarafsızlığı, aşı karşıtlığı, bilimsel bilgiye ulaşmak başlıklarını tartıştı. Konferansta ilaveten, İstanbul Üniversitesi Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü Koordinatör Yardımcısı Dr. Elif Kahraman ve Doğu Akdeniz Üniversitesi İletişim Bölümü profesörlerinden Prof. Fatoş Adiloğlu Türkiye’den katılım gösteren uzman isimler olarak yer aldı.

Konferansın yurtdışından katılım sağlayan iki önemli isminden ilki San Diego State Üniversitesi İletişim Okulu Profesörü Brian H. Spitzberg, pandemi sürecinde gerçekleştirilen iletişimi hükümetler, siyasi söylemler ve hedef mecralar özelinde değerlendirdi. Konferansın uluslararası ikinci konuğu ve tüm dünyada ses getiren COVID-19 Pandemisinde Risk İletişimini Etkili Kullanmak kitabının yazarı Erik Rifkin de konferansta önemli bilgiler paylaştı. Kitabında da yer alan Yarar-Risk Nitelendirme Tiyatrosu (BRCT) adlı modeli anlatan Rifkin, sağlık konularında artan yanlış bilgilerin önüne nasıl geçilebileceğiyle ilgili güçlü örnekler içeren grafikler paylaştı.

PANDEMİ ÇAĞINDA SAĞLIK İLETİŞİMİ ATÖLYE ÇALIŞMASI DÜZENLENDİ

Konferansın ikinci gününde Sabri Ülker Vakfı’nın ev sahipliğinde, İletişim Bilimleri Enstitüsü iş birliği ve Prof. Ali Atıf Bir liderliğinde atölye etkinliği gerçekleşti. İletişim Bilimleri Enstitüsü’nde gerçekleşen etkinlikte Covid-19 dönemi ve aşılara ilişkin medya yansımaları üzerinden ayrıntılı okuma ve değerlendirmeler yapıldı. Etkinlikte, gazeteciler ve influencerler gruplara ayrılıp bilimsel içeriklerin iletişiminde nelere dikkat edilmesi ve verilerin nasıl verilmesi gerektiğine ilişkin atölyeye katıldılar.

BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ


Kaynak

EK İŞLER VE YURT DIŞI İLE İLGİLİ İLANLAR İÇİN MUTLAKA UĞRAYIN

Benzer Haberler

Başa dön tuşu